sozluk yazarlarinin itiraflari

bundan iki ay öncesine kadar iyi bir insan olduğumu düşünürdüm ama şimdi aynaya baktığımda iki ayrı insan görüyorum.


birisi mantık kisvesi altında bencil, zalim ve korkak biri. diğeriyse bunu kabullenmek istemeyen bunalımda ezik ve silik bir tip.


kendinden de kaçamıyor ki insan, bırakıp gidemiyorsun. bu dönüştürdüğün şeyle yaşamak mecburiyetindesin.


bir insanı kendi suçu olmayan, kendi seçimi olmayan şeylerden dolayı arkanda bırakmak o kadar duygusuzca bir şey ki.


ama olmuyor işte. tüm o güzel şeylerin içinde bir iğne ucu batıyor bir tarafına. lanet okuyorsun kendine başkasının kalbini kırdığın için, her gece dua ediyorsun allah'ım onun üzülmesine izin verme diye, seni bu evrenden yok etsin istiyorsun sırf o üzülmesin diye, hiç olmamış gibi.


ama olmuyor. olmayan şeyler o kadar birikiyor ki, sen korkaklığın ve acizliğinle kalıyorsun. sıkışmışsın bir çok kol arasında, adım atamıyorsun. bu yüzden de korkaklığını gizlemek için kaçıyorsun topuklarına vura vura.


benim gibi insanların bu dünyada hiçbir şeye hakkı yok. yargılayıp hemen infaz edenlerin, olmayacakları oldurmaya çalışmak için cesareti olmayanların. sabit görüşlü inatçıların. sonuna kadar mutsuzluğu hakediyorum.

nukleer fare

gece gece kadın başlığına yazdıklarıyla hem güldürüp hem de ciddi düşündürerek ironik düşüncelere sürüklenmemi sağlayan yazar.

iskender

uzun zamandır yemediğim mis gibi kebap. bol salçalı, bol yaglı olsa da yesek. hele yanında serin derin yoğurt varsa güzel daha ne olsun.

sozluk yazarlarinin itiraflari

sanırım sürmenaj oldum. sınavlara çalışamıyorum, çalışsam da kağıtlara kitaplara öylece bakıyorum, hepsi bir yerden tanıdık geliyor ama iki saniye sonra uçup gidiyorlar kafamdan. böyle değildi aslında, çok çalıştığım ve çok ders aldığım bir dönem oldu ama benden daha çok çalışan insanlar varken kafamın basmadığını kabullenmek çok zor.

bir süre anlamadığımı kendime ifade etmek de zor oldu. bu durum ders çalışma isteğimi de aldı gitti. her şey çok iyi giderken böyle mala dönmek koyuyor insana. aldığım derslerin çoğundan kaldım, benden kat kat kötü durumda olanlar bile geçerken dersleri ben kaldım sözlük. aileme de daha söyleyemedin. cidden kendimi gerizekalı hissediyorum. özellikle bugün deneyde tattım bu hissi bolca.

çok iyi bildiğim hiçbir şeyi hatırlayamadım. çalışmadım desem değil, çalıştım desem değil. bir zamanlar odtü de benim bölümüme yakın bir bölümde okuyan biriyle konuşmuştum. kendisi son sınıfa büyük emeklerle gelmişti, nasıl gidiyor diye sormuştu. ben de iyi ya beklediğim kadar zor değil faan demiştim. kendisi şöyle bıyık altından gülümseyerek kendini hiç gerizekalı hissettin mi diye sordu, hayır diye cevap verdim. o zaman alışman daha zor olacak demişti. şimdi kendisini daha iyi anlıyorum sanırım.

en azından o son sınıfa geldiyse bu durum geçici demektir ama ya geçmezse diye de korkmuyor değilim. bir de ailemi üzmekten çok korkuyorum. insana gerizekalı olmak değil de ailesinin buna üzülme ihtimali daha çok koyuyor be sözlük. o kadar emek, o kadar masraf, o kadar umut, sonra " ben kağıtlara baktım baktım bir şey anlayamıyorum " demek, valla zor.

zor sözlük.

chris rea

sail away şarkısına bayıldığım, olgun sesli adam.

ankara devlet resim ve heykel muzesi

ilk osmanlı ressamlarının da değerli tablolarının bulunduğu müzedir.

iskender

şu mutlu günde olsa da yesek dediğim. yeni yılda allah herkese en az üç defa yemeyi kısmet eder inşallah, bütün açların, yoksulların yüzü güler, hayata iskender dolu bakışlarla bakabilirler inşallah, allah'ım sen bilirsin kimden kısıp kime vereceğini, amin. iskender dolu bir yıl olması dileğiyle.

buzluk

sevdiğim dolap kısmı. buzluğu dolu olan evde bir samimiyet var, bana her zaman karıncayla ağustos böceğinin hikayesini hatırlatmıştır. on kilo fasulyeyi dondurmayan, patlıcanı kızartıp poşetlemeyen, kilolarca bezelyeyi ayıklamayan ya kışın aç kalır ya da konservelerle ömrünü tüketir. hayat onlar için çok zor.

renk

güneşten gelen ışınların kırılarak görünür dalga boyunda enerji oluşturarak cisimlerden yansımasıyla görebildiğimiz dalga boylarıdır. elektron, proton ve nötronun bile rengi olabilir. hayat değişik.

anne baba ben dunyaya nasil geldim

cevabı " seni çingenelerden aldık yavrum " da olabilen soru. evet biraz garip bir çocukluk geçirdim.

evde playboy mutfakta tuketici sokakta kor

anlamsız erkek. o değil de evde playboy ne arkadaş ya? evde mi çapkınlık yapacak, iki yüz kızı aynı anda mı eve getirecek? sokakta kor ne la? adam katı halden plazmaya dönüşüp mü gezecek yanımda? şahsen ben katı ve insan halinden yanayım.

sarma

yıl oldu olacak 2013 hala dolma mı değil mi tartışanların olduğu güzellik. by kadar felsefi düşünmeye ne gerek var onu anlamıyorum. sarma dediğin, ince yumuşak üzüm yaprağına sarılmış lezzetli pilavdır yani. bu kadar basit, üzerine limon sık ve ağzına atarak kendinden geç. dolma mıymış değil miymiş! tövbe ya.

meydan sozluk

hakkında bitti falan denilen sözlük. lan oğlum niye bitsin ya, üç beş kişi kalsak da güzel yani, illa büyük sözlükler gibi karı kız kaldırma hizmeti mi vermeli burası da. troller falan mı olmalı, sol framede boktan boktan ya da sapık üç yüz tane başlık mı olmalı? kafamıza göre takılıyoruz işte ne güzel.

sacma sapan ruyalar

dün gece gene apansız yakalandığımdır.

ask

hakkında bunca şarkı, film, kitap, tiyatro eseri falan varken var olması gereken şey. insanlar bunca söz ediyorlarsa bence var böyle bir şey. en azından hayat bazen güzel, onun gözlerini, sesini, gülüşünü düşünürken. o zaman kesin var, çok da düşünmemek lazım, kalp dediğin her zamankinden farklı atıyorsa olmalı.

iskender

dünyanın en güzel yiyeceği, bunun hakkında iki yüz bin giri yazsam gene doymam. hastalık derecesinde seviyorum. böyle bol tereyağlı, salçalı olsa da yesek.

something in the way

gece gece aklıma nereden geldi bilmediğim şarkı. o kadar garip hissediyorum ki şu an, bu şarkının müziği o kadar güzel ki, en güzeli buymuş gibi. bazılarının yaşaması gereken hayatından çalınmış gibi.

dunyanin en guzel duygusu

daha tadılmamış olan duygudur.


<bkz: nazım hikmet ran >

itu sozluk

geri döndüğüm.

milikanin parlayan yildizlari

yalnız ve yorgun yazar.